Türkiye’nin bütün şehirlerinin elbetteki birçok özelliği vardır. Bazı illerimiz çeşitli varlıkları ve kaynakları ile anılır ve tanınır. Bu anlamda Türkiye özellikli şehirlerin harmanı olan çok özellikli bir ülkedir. Ancak bu iller arasında öyleleri vardır ki, hem Türkiye’nin tamamında, hem de Türkiye dışındaki ülkelerde birçok değeri ile bilinir, tanınır, gezilip görülmek istenir. İşte Şanlıurfa bu anlamda öne çıkan ulusal ve
uluslararası marka şehirlerimizden birisidir.
Şanlıurfa’yı bu anlamda öne çıkaran önemli farklılıkları ve hususiyetleri vardır.
Bunların başında tarihi kimliği gelmektedir. Kitabi dinlerin atası sayılan Hz. İbrahim (A.S.) ’in doğduğu, Hz. Eyyub (a.S.) ’un çilesini tamamladığı, daha birçok peygamberin yaşadığı veya başka şekillerde ilintilendirildiği bir “Peygamberler Şehri”dir Şanlıurfa. Pek çok din âlimi, evliya ve asfiyanın da yaşadığı, insanları aydınlattığı ve manevi iklimleri ile yöre insanını şekillendirdikleri farklı bir yapısı vardır memleketimizin.
Yine tarihin ilk üniversitelerinden (Harran) birini bağrında barındıran Şanlıurfa bu anlamda bilimin de ilgisi dâhilindedir. Yetiştirdiği bir çok bilim adamı, edebiyat ve sanat adamı ile de ünlüdür Şanlıurfa.
Harran başta olmak üzere Suruç, Ceylanpınar ve Bozova gibi verimli topraklara sahip ovaları ile tarım alanında çok büyük bir potansiyele sahip olan Şanlıurfa Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)’nin de merkez kentidir. GAP ile birlikte tarım, sanayi, üretim, ihracat ve benzeri alanlarda da varlığı ile çok öne çıkan bir yapısı vardır Şanlıurfa’nın.
Türkiye’nin bazı şehirlerinde de rastlanabilecek farklı kültürel ve folklorik değerleri de renkli bir kimlik kazandırır Şanlıurfa’ya. Bizim türkülerimiz, uzun havalarımız (hoyratlarımız) hemen herkesin dilindedir. Çiğköftemizi bilmeyen yoktur. Yöresel yemeklerimiz ilgi odağıdır. Adet ve geleneklerimiz, giyimimiz, mekânlarımız “farklılıklarımız” ve markamızın yan unsurları olarak belirgin bir biçimde izlenir herkes tarafından. Yıllardır adeta doğal bir film platosu olarak kullanılır Şanlıurfa’nın tarihi mekânları.
Şanlıurfa’nın ulusal ve uluslar arası bir marka şehir oluşu ile ilgili daha sayılabilecek pek çok özelliği, değeri, kaynağı, farklılığı vardır elbette. Ama ben daha çok “tarihi kimliği ile” bu markanın tescil edilmesinin doğru olacağı kanaatindeyim. Şanlıurfa tarihi varlığı ve kimliği ile, bu kimliğinin kendisine kazandırdığı değer ile bilinmeli ve geleceğe taşınmalıdır.
Hz. İbrahim’in kutsal şehri Şanlıurfa sadece Müslümanlar için değil, yeryüzündeki bütün Yahudi ve Hıristiyanlar için de önemli bir merkezdir. Bunun markalaştırılması ve bu markanın da yeryüzünde ilgi duyabilecek herkese tanıtılması zorunludur. Şanlıurfa ancak o zaman hak ettiği ilgiyi görebilir ve sonsuza kadar dimdik ayakta durabilir.
Elbette diğer zenginliklerimiz, özelliklerimiz de önemlidir. Fakat bütün bunlar ana unsuru destekleyecek, o markaya katkı sunacak önemli detaylardır.
Atasının kenti olarak Şanlıurfa’ya gelecek olan bir Yahudi veya Hıristiyan’a, ya da Hz. İbrahim’in kutsal şehrini ziyaret edecek bir Müslüman’a elbette konik kubbeli evleri ve üniversite kalıntıları ile Harran’ı, GAP’ın en önemli üniteleri olan Atatürk Barajını, Urfa Tünellerini, şehrimizdeki diğer Peygamber makamları ve tarihi mekânları gezdirebiliriz. Kendilerine Urfa Kebabı, çiğköfte ve benzeri yemeklerimizi ikram edebiliriz. Yine bu konuklarımıza sıra geceleri yapıp türkülerimizi, hoyratlarımızı da dinletebiliriz. Bütün bunlar ancak Şanlıurfa’nın tarihi kimliği ile bir marka şehir olarak tanınmasına, bilinmesine, gezilip görülmek istenmesine bağlıdır.
Şanlıurfa bu anlamda kabuğunu kırmakta ve markasını belirleyerek yoluna devam etmektedir. Belki biraz daha hızlanabilir ve kentimizi hak ettiği biçimde tanıtarak geleceğe taşıyabiliriz.
Yatırımcılarımızın, sanayicilerimizin, yaptıkları ithalatlarla Türkiye’nin gündemine oturan akıllı ve becerikli tüccarlarımızın, Şanlıurfa kültürünü ve müziğini temsil eden sanatçılarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın ve diğer tüm ilgililerin bu tarihi kimlik etrafında oluşacak markaya sahip çıkmaları ve Şanlıurfa’yı sahip olduğu bütün değerleri temsil eden bir marka ile benimsemeleri gerekmektedir.
Bu benimseyiş sadece Şanlıurfa’ya değil, çevre illerimize de olumlu yansıyacak ve bölge olarak sahip olduğumuz diğer marka şehirlerimizi de canlandıracaktır.