Anasayfa » Yazılarım » Önce Temel Değerler Ve Vazgeçilmez Prensipler…

Önce Temel Değerler Ve Vazgeçilmez Prensipler…

Bozulanı düzeltmek, yıkılanı yapmak, eksik olanı tamamlamak; topluma yol ve yön göstermek, yanlışın yerine doğruyu, olumsuzun yerine olumluyu, haksızlığın yerine hakkı ikame edebilmek, yoksulluğu, yoksunluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldırabilmek, adalet ve kalkınmayı temin edebilmek için herkesin öncelikle temel değerleri ve prensipleri savunması gerekiyor. Temel değerler ve vazgeçilmez prensiplerin yerli yerine oturtulduğu toplum yapıları fırtınalara karşı direnebilir, kasırgalardan daha az zarar görür, tehlikeleri daha kolay atlatır ve geleceğe daha emin adımlarla yürür.

Çok sevdiğimizi söylediğimiz memleketimiz, Urfamız için de bu realite geçerlidir. Havasını, suyunu, taşını toprağını, isotunu, çiğköftesini sevdiğimiz; efsanelerini, menkıbelerini öve öve bitiremediğimiz Urfa’nın bugün çözüm bekleyen bir çok sorunu varsa, eksiklikleri içimizi sızlatıyorsa, yatırım, istihdam, kültür, kentleşme, eğitim ve sağlık seviyeleri henüz çağın normlarına ulaştırılamamışsa bir yerde bir hata yaptığımızı artık fark etmeli ve bunun üzerinde hassasiyetle durmalıyız.

Bana göre hata yaptığımız yer; temel değerler ve vazgeçilmez prensipleri hem kendi aramızda, hem de toplum bünyemizde yeterince değerlendirmeyişimizdir ve yerleştirememiş olmamızdır. Hatta cesaret edip bunları doğru düzgün tartışmamış ve istişare etmemiş olmamız da büyük bir hatadır.

Eğer bu zamana kadar, bizim de kendimizi içinde saydığımız belirli kesimler, Urfa için her zaman var olacak temel değerleri ve yine memleketimiz açısından vazgeçilmez olan prensipleri yeşertebilmiş ve yaşatabilmiş olsaydı biz bugün hissettiğimiz sıkıntıların acısını böyle duymayacak ve gerçek bir GAP başkenti olarak tarih sahnesindeki yerimizi almış olacaktık.

Vakit geçmiş olsa bile hatanın neresinden dönülse fayda vardır. Zaten var oluş sebebi ve hayatının gayesi, bu temel değerleri ve vazgeçilmez prensipleri önce kendinde sonra çevresinde ve ailesinde, daha sonra toplumunda yaşatmak ve ayakta tutmak olanların yapabilecekleri başka bir şey, gidebilecekleri başka bir yol da yoktur.

Sözümüz sadece; bu temel değerlerin ve vazgeçilmez prensiplerin neler olduğunu bilen, anlayan ve yine bunları yaşatmak sorumluluğunda olanlar içindir. Yoksa, temel değerleri ve vazgeçilmez prensipleri “sadece kendi ikballeri ve menfaatleri sananlara” herhangi bir hatırlatmada bulunmak haddimiz olmadığı gibi gerekli de değildir.

Bu konu üzerinde diğer yazılarımızda da duracağız…