Arayıp da bulamadığımız, çoğu zaman içinde yaşadığımız hâlde farkında olamadığımız, bulduğumuzda da kıymetini bilemediğimiz bir duygudur sevgi.
Bütün aşkların, ayrılıkların, tabuların, savaşların, barışların, dertlerin, çilelerin kaynağı, sebebi sevgidir.
Sevene, sevilene, zamana ve mekâna göre isimlendirilir, biçimlenir fakat özü asla değişmez sevginin.
Sevginin mayası inanmak, kimliği fedakârlık, künyesi gözyaşı ve emek, göbek adı ise yürek ateşidir.
Tahammülü, sabrı, çileyi gerektirir çoğu zaman sevgi.
Sevginin, iddia edildiği gibi sahtesi veya gerçeği de olmaz; sevgi sevgidir. Sahte olanı için “Yalanmış meğer sahte sevgiler.” dersiniz, ama o da bir çeşit sevgidir nihayetinde.
Neyi seviyorsanız dünyanız, gününüz ve geceniz ona göre şekillenir. Baktığınız her şeyde sevdiğinizi görürsünüz. Bakışlarınızı, adımlarınızı, yarınlarınızı sevginiz yönlendirir, düzenler, sonuçlandırır.
Sevgimizin dozuna, gerçekliğine veya sınırlarına göre belirlenir öfkemiz, kinimiz, bağlılıklarımız, ön yargılarımız, hoşgörümüz ve sevdalarımız.
Maddeye tapınmamız, israf ve lüks yaşama bağımlılığımız, kendimizden başkasını görmeyişimiz, cinsi ne olursa olsun sevgimizle alakalıdır.
Kimliğimizi, kişiliğimizi, kültürümüzü, milletimizi ve inancımızı belirleyen de sevgimizdir sonuçta. İkiyüzlülüklerimiz bile başka sevgilerimizle ilgilidir.
Sevgimizin odağında insan varsa; “Gel, ne olursan ol gel!” deriz herkese. Açarız sinemizi yeryüzüne ummanlar gibi, kuşatırız gökyüzü gibi herkesi ve her şeyi.
Gözlerimizi kapatıp kusurlara, gece gibi oluruz sevdiklerimiz için.
“Yâr, yüreğim yar, gör ki, neler var!” diye içimizdeki sevgiden haber veririz Yunus gibi. Severiz ve hoş görürüz yaratılanları, Yaradan’dan ötürü.
Sevgimizdir bizi çiçeklerle arkadaş yapan. Kuş cıvıltılarından zevk almamız, ırmaklarla, denizlerle kucaklaşmamız, dağların dorukları gibi yüceleşmemiz, yerin yedi kat dibine doğru alçalmamız sevgimize bağlıdır.
Sevgimizdir bizi bulutlarla buluşturan. Adı ne olursa olsun, sevilen ne veya kim olursa olsun, sevgi yağmurlarıdır yüreğimizi ıslatan.
Velhasıl…
Sevgidir bizi ayakta tutan ve yaşatan.
Sevgidir bizi çepeçevre kuşatan.
Yalan da olsa, gerçek de, hakiki de olsa, mecazi de, sevgidir rüyalarımızı, hayallerimizi biçimlendiren. Bizi biz yapan duygu, sevgimiz ve bu sevginin dışa yansıyan izleridir.
Sıkıntılarımızı unutmak, dertlerimizden kurtulmak, iç içe olduğumuz zorlukları atlatmak, yeryüzüyle ve insanlarla barışmak için, yeniden ve sık sık bir sevgi muhasebesi ve muhakemesine ihtiyacımız var.
Ve ben, umutlarım, yarınlarım, sevdiklerim ve gününü umuda ayarlamasını istediklerime, umutlarımız, yarınlarımız, hayatımız ve geleceğimiz adına sesleniyorum:
“Yılları durduracak
Güneşi doğduracak
Dünyayı dolduracak
Bir sevgi istiyorum...”
Ne dersiniz?
Bize dayatılan suni gündemlerden kafamızı kaldırıp sansasyonel konulara odaklanmış zihinlerimize ve problemlerle, kuraklıklarla, çözümsüzlüklerle daralan yüreklerimize bir sevgi molası verdirebilir miyiz?
Bu mola sırasında kendimizle ilgili bir sevgi muhasebesi ve muhakemesi yapabilirsek, belki yukarıda sayılan problemlerin çözümünü de bulabiliriz.
Ne dersiniz!..